STERLIN
20,9170
DOLAR
18,5833
EURO
18,3404
ALTIN
1.021,36
BIST
3.474,75
SON DAKİKA
Putin duyurdu: Kısmi seferberlik için yeni düzenleme
Alman RWE’den 2030’a kadar kömürden çıkma sözü
OPEC+’dan 2 yılın en büyük üretim kesintisi
Son dakika: İsveç Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı
DTÖ’nün 2023 ticaret büyüme tahmininde keskin düşüş
Putin duyurdu: Ek seferberlik için yeni düzenleme!
ABD’de özel sektör istihdamı Eylül’de beklentiyi aştı
Truss’dan İngiltere Merkez Bankası’nın bağımsızlığına destek
Aşkı 80 yaşından sonra buldular… İnternetten tanışan çift ilişkilerinin kitabını yazdı!
“Kuzey’de alışveriş yapan yabancıları seyreden Kıbrıslı Türkler”! – KIBRIS HABER
AB uyum tasarısı ile ilgili komite toplandı! – KIBRIS HABER
En fazla gol atan takım! – KIBRIS HABER
Kamu işçisinin günlük yemek yardımı net 55 lira oldu
Aliyev: “Azerbaycan, düşmanlığı, nefreti sona erdirmek ve yeni bir barış sayfası açmak istiyor”
Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulları açılıyor
Spot piyasada elektrik fiyatları (05.10.2022)
Ukrayna Putin’in tehdidi sonrası düğmeye bastı: Herkese bu haplardan dağıtılıyor
ABD Güney Kore’ye yeniden uçak gemisi gönderiyor
Polonya Başbakanı Morawiecki: Putin’in nükleer tehditleri bizleri korkutmaya yönelik bir girişim
Rusya’dan flaş Zaporijya kararı
İngiltere savaş gemileri gönderdi! – KIBRIS HABER
Devrim Barçın’dan fazla para iddiası! – KIBRIS HABER
Yılmazköy Hacı Ali Tesisleri bölgesinin dikkatine! – KIBRIS HABER
Güney Kore ordusundan “başarısız füze denemesi” özrü
İran, İngiltere Büyükelçisini Dışişleri Bakanlığına çağırdı
O parkın açılışı yapılıyor – KIBRIS HABER
Gübreye destek yetersiz! – KIBRIS HABER
Aksa Birinci Lig A2’de Yeni Lider! – KIBRIS HABER
Son dakika: Luhansk’ta tansiyon yükseldi! Rusya ve Ukrayna’dan peş peşe açıklamalar…
2022 Nobel Kimya Mükafatı sahibini buldu

Kanber: Küçük ve orta boy işletmelerin doğrudan desteğe ihtiyacı var!

Kanber: Küçük ve orta boy işletmelerin doğrudan desteğe ihtiyacı var!
CyborNFT
23.07.2022 12:39
0
A+
A-

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası (KTEZO) Başkanlar Kurulu Başkanı Mahmut Kanber tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkede Türk Lirası’nın değer kaybı sonucunda oluşan enflasyonist bir ekonominin sonuçlarını işletmelerin kendi planlaması ile çözemeyeceği kaydedilerek, yaşanan sorunların sorumlusu olarak “istikrarsız ve kalıcı olmayan her hükümete göre değişen bakış açısına bağlı ekonomik, sosyal ve siyasal politikalar” gösterildi. Açıklamada, şöyle denildi: Ekonomi ve Kalkınma devletin halkına  istikrarlı bir şekilde sunması  gereken anayasal sorumluluktur. Bireyler yaşamlarını planlarken bu istikrara dayalı geleceği ile ilgili öngörüde bulunur ve plan yapar. Geçmişimizi silmek ile beraber geleceğimizi de batıran yanlış politikalar sonucunda bunun bir talihsizlik ya da kader olmadığını bu toplum bilmesi gerekmektedir. Ülkemizde TL’nin değer kaybı sonucunda oluşan enflasyonist bir ekonominin sonuçlarını işletmelerin kendi planlaması ile çözemeyeceği bir gerçektir. Ülkemizde yaşanan tüm bu sorunların anası olan istikrarsız ve kalıcı olmayan her hükümete göre değişen bakış açısına bağlı ekonomik sosyal ve siyasal politikalar sonucu geldiğimiz noktadan çıkmanın o kadar da kolay olmadığı gerçeğini hep beraber yüzleşmedikçe sonuçlarını eleştirmeden öteye gidemeyeceğimiz de bir gerçektir. Hal böyleyken ülkede 10 binin üzerindeki küçük ve orta boy işletmelerin büyük bir kısmının da hizmetler sektörü olduğunu düşünürsek bu işletmelerin çalışanları ile beraber varlıklarını sürdürme noktasındaki çabaları yetmemiştir yetmeyecektir. Buradan hareketle ülkedeki hayat pahalılığının önüne geçilmesi için kamucu bir yaklaşımla sadece maaşların artırılarak hayat pahalılığının önüne geçilebileceği gibi bir düşüncenin içinde olan bu ülkeyi yönetenler esastan uzaklaşarak toplumun algısını sayısal rakamları değiştirerek alım gücünü artırılmayacağını anlaması gerekmektedir. Elimizdeki yerel kaynakların ve ülkeye giren dövizin iç piyasada nasıl değerlendirildiğini bu zor günlerde bile hala bilmiyoruz. 10 yıllardır yüksek tonda üretmeliyiz istihdamın artırmalıyız yerel işgücünü niteliklendirmeliyiz kaynaklarımızı doğru kullanmalıyız demeyen hiçbir siyasi parti olmamasına rağmen uygulamada ülkeyi yöneten hükümetlerin bu konuda yetersiz olduğunu ve bu durumun politikaya çevrilmediği popülizm ötesinde bir şeyler yapmadıklarını görüyor ve gözlemliyoruz. 2020 sonrasında pandemi ile başlayan gelir kaybının zirve yaptığı 5 binin üzerinde işletmenin kapandığı buna bağlı olarak işsizliğin ve istihdamın eksildiği gerçeği ülkeyi yönetenleri ne kadar ilgilendiriyor ve bununla ilgili hangi politikaları geliştirdiklerini kamuoyu ile paylaşmaları gerektiğini piyasaları bu anlamda aydınlatıcı bilgiler ile aydınlatmalı ve geri dönüşü nasıl sağlayacaklarını bilmek istiyoruz. Küçük ve orta boy işletmelerin ekonomik faaliyetlerinde gelir kayıplarının ortalama %50 devam ettiğini BİLİYOR MUYUZ.? Bu işletmelerin ayakta durabilmesi için ve istihdamı devam ettirebilmesi adına doğrudan desteğe ihtiyacı olduğu bir gerçektir bu durumu göz ardı edilerek popülizm üzerinden rakamlarla oynayarak rakamları değiştirerek halkın algısına yönelik müdahalelerin samimi olmadığını düşünmekteyim. İşletmeleri borçlandırarak kamuya kaynak aktarmayı hedefleyen yapının sağlıklı politikalar oluşturacağı ile ilgili kaygı duymaktayız, durumumuzu kötü olduğu dönemde borçlarımızı zirve yaptığı gelirimiz ile giderimizin arasındaki dengesizliğin gider yönünde yüksek gider olmasına rağmen gelirlerimizdeki kaybının devam ettiği bu dönemde açılan ekonomi paketlerinin en önemli vurgusunun tekrar esnafı borçlandırmak olduğunu anlatan bu kapitalist yaklaşımın sonuçlarını bu yaz sonunda daha da etkili göreceğimizi ve bu sonuçların hukukun bile çözemeyeceği derecede karmaşık ve işin içinden çıkılmaz bir hale geldiğini göreceğiz. Anlattığım hesaplamaların çok uzun zamandır siyaseten sorumluluk alan ülkeyi yönetenlere defalarca anlatmış olmamıza rağmen kalıcı çözümler yerine sadece insanların ya da işletmelerin kendi öz varlıklarını satarak borçlanarak ayakta kalmaya çabalarına rağmen bir çoğumuzun elinde öz varlık diye bir şey kalmamıştır. Ülkemizdeki ekonominin düzelme noktasının tek çözümün maaş artışının olmadığı genel ekonomi politikalarının istikrarı sağlanmadıkça işletmelerin kazançlılığı ile örtüşmediğine inanmaktayım. Ülkemizde işletmelerin ihtiyaçlarının büyük bir kısmının ithal ürünler üzerinden olduğunu düşünürsek bu ürünlerin dövize endeksli fiyatlarının piyasayı oldukça olumsuz yönde etkilediğini ve bahsettiğimiz istikrar sözcüğünün yok ettiğini de bilmeliyiz bu noktada, ortaya konması gereken iki ana sektör olan yüksek döviz girdisi sağlayan Turizm ve Yüksek öğretimin ülkeye toplamda sağladığı döviz girdisinin piyasalardaki etkisini yeterince görmediğimizi ve bu yansımanın nasıl sağlanacağı noktasında çaba sarf edecek yaklaşımlara ve yönetimleri ihtiyacımız olduğu da bir gerçektir. Ülkemizde asgari ücret tartışmalarının enflasyon ve hayat pahalılığı bu kadar etkili olduğu dönemde hiç kimseye için yeterli olmadığı gerçeğinin tartışma kaldıracak bir durum olmadığını biliyor ve anlıyorum, kendi nam ve hesabına çalışanlar asgari ücret gelirinin üstünde bir gelire sahip olmadıklarının bilinmesi gerektiğini anlamalıyız. Tüm bu olumsuzluklara ve yaşanan istikrarsız ekonomik sosyal ve siyasal politikalarının sonucundaki toplumumuzun yaşadıklarının çözümlerinin popülizm üzerinden değil genel politikaların ülkede kalkınmayı ve istikrarı sağlayacak planlamalar ile olabileceğine inanan ve bu konuda mücadeleyi artıracak yapıların içerisinde ve birlikte mücadele edeceğimizi buradan paylaşmak istiyorum. Hedef açlık sınırında  bir gelir için yaşamak ve mücadele olmamalı. Sınıfsal ayrım ülkemizde ekonomik tanımlamanın toplum içinde daha fazla derinleşmeden  adil bir gelir dağılımı sağlayacak sosyoekonomik yapılanmaya ihtiyacımız vardır.

CyborNFT
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.